İçerik

küstahlık

“iran’dasın. her yer değişik, her yer yeni senin için; en farklı olan da “senin” güçlü olman orada, oradakilere kıyasla. paris’te, roma’da, nice’te madrid’de gezerken yıllarca hep hesap kitap yaptın, hep yetişmeye çalıştın, şimdi ise istemdışı bir üstünlük hissediyorsun. anlamsızca gelişmiş görüyorsun kendini, o küçük ev bozması dükkana girince bu yüzden yüzün gülüyor. ufak tefek esmer [...]

saygı yoksa sanat da yok
“iran’dasın. her yer değişik, her yer yeni senin için; en farklı olan da “senin” güçlü olman orada, oradakilere kıyasla. paris’te, roma’da, nice’te madrid’de gezerken yıllarca hep hesap kitap yaptın, hep yetişmeye çalıştın, şimdi ise istemdışı bir üstünlük hissediyorsun. anlamsızca gelişmiş görüyorsun kendini, o küçük ev bozması dükkana girince bu yüzden yüzün gülüyor. ufak tefek esmer adam aksanlı bir türkçeyle konuşmaya başlayıp ne kadar sevdiğini anlatınca sizleri, işte diyorsun aradığım şey bu ama kendin bile bilemiyorsun sıcakkanlı adamdan mı bahsediyorsun, adamın elinin altındaki halıdan mı? aklına versaille’da ,ALcazar’da gördüğün halılar geliyor paha biçilmez, elini sürmeye kıyamayacağın halılar. gözlerinin içi parlıyor, adam o “komik” rakamı söyleyince; hemen alıyorsun.

nerdeydi o iran’dan aldığın ipek halı? üzerini işleyip dokuyor olmayacağı yapıp halıyı politikleştiriyorsun sanatsalca. Gözlerinin içi gülüyor versaille de görüp de ellemeye kıyamayacağın paha biçilmez halıyı hiç pahasına alıp hiç ederken. Ne de olsa gelişmişlik göstergesi senin cebinde.”

demiş, selen.

ben de diyeceğim birşeyler zamanla, zamanı gelecek.

Yorum ekle

E-posta adresiniz, sadece ihtiyaç olursa size ulaşılmak için kullanılacak, paylaşılmayacak, rahatsız edilmeyecek. Zorunlu alanlar * ile işaretlenmiştir.

*
*