Televizyonda Schindler’in Listesi oynuyor. Böyle bir yapmacıklık, iki yüzlülük, iğrençlik olamaz…
Bazı sahneler gerçekten sinema açısından umut verici fakat siz bir propaganda amacı ile film yaparsanız biz de onu bir film olarak eleştirmekten çok daha fazlasını yaparız.
Kimse kusura bakmasın bu zatın beklediği şekilde acıyamam yahudilere… Yazıktır, ayrı. Ama Filistinliler’e de yazıktır, Iraklılara da, hatta İsrail ABD [...]
yok efendim, imkansız uyuyamıyorum. o kadar uykum olmasına rağmen bir türlü dalamıyorum. dalmayı da geçtim gözlerimi bile düzgün kapatamıyorum. inatlaşmayı bıraktım tabii ki. zaten bir yirmi gündür hasta olacağım, olamıyorum. hasta olsam iyileşme umudum olur. hasta da değilim ki iyileşeyim hali ile bu durumdan bir türlü kurtulamıyorum.
elyazmasi ile ilgili fikirler geliştiriyorum. insan ve vakit lazım. [...]
ilkokulu hiç bitirmemeliymişim.
http://www.gsu.edu.tr/tr/duyurular/index.php?duyurukodu=834
http://www.gsu.edu.tr/tr/duyurular/index.php?duyurukodu=833
beklemiyordum, helal olsun.
sağ ayak serçe parmağımdan beynime kadar zıplayan bir sızı…
keşke o olsaydı tek sızı.
şükür, buna da çok şükür.
Bir kaç gündür basını meşgul eden ve okulumuz hakkında insanlar üzerinde kötü izlenimler oluşturan olaylar hakkında söyleyecek bir kaç sözüm var. Ben, Tunca Üçer, okulun olay olan 2005 dönemi mezunuyum, şu anda Galatasaray Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nde okuyorum, olayların bir çoğunu gözlerimle gördüm ve olaylara karışanları da şahsen tanıyorum.
Hepsinden önce, söylenmesi gereken en önemli şeyi söylemek [...]
ovda, murad, yaşını başını almış, hukuk öğrencisi.
tnc, malumunuz benim. sosyoloji okuyorum. bu sayfa yer alan yazıların sahibiyim.
eğer sabrınız, tahammülünüz, bolca vaktiniz varsa ve hemen sabit fikirlere kapılmak gibi bir alışkanlığınız yoksa, okuyunuz.
* okulun kütüphanesinde ferhan şensoy’un Oteller Kitabı’nı okuyup anlamsız anlamsız gülüyorum -dışarıdan öyle görünüyordur eminim ki-. adam paris anlatıyor, gülümsüyorum, bir hafta kaldık ya paris’te sanki sokak sokak ezbere biliyorum. her neyse ama hem fransızca hem ingilizce şensoy’un hınzırlıklarını yakalıyorum.
* ne de garip kaçıyor, ahşap kaplı zeminde topuklu ayakkabıları ile tepinen kadınların sesi.
iett’nin yol kenarlarına durak yerleştirirken kıstasları neler bilmiyorum. ama çok ilginç şeyler yapıyorlar. 2 örnek;
birincisi çiftehavuzlardaki tarhan lisesi durağı. durakta 4 oturak var ve bu dört oturağın hiçbirinden yol gözükmüyor. yani her yeşil ışık yandığında ayağa kalkmak zorundasınız. yaşlı insanlar ne yapacak peki? genç birini bulup, onu gözlemci olarak ayakta bekletecekler. hay hay, seve [...]
bir cumartesi günü.
kadıköy’de halkevleri isimli bir sivil toplum kuruluşu, ortadoğu ile ilgili bir eylem hazırlığı içerisinde. biri mikrofonu eline almış, duymaya alışmış olduğumuz, siyonist israil, emperyalist abd, eziler ortadoğu vb şeyler anlatıyor. ses sistemi kurulmuş, sahne var, arkada güzel boğaz ve haydarpaşa garı manzarası… meydan güzel. ama dinleyenlere bakıyoruz. her gün iskele önünde, heykel dibinde [...]